Son yıllarda birçok cinayet olayı, toplumda derin yaralar açmış ve birçok bireyi şok etmiş durumda. Ancak, bir torunun kendi anneannesine karşı işlediği cinayet, tüm bu olaylardan daha fazlasını ifade ediyor. Ülkemizde meydana gelen bu kan donduran cinayet, hem yaşlılara karşı işlenen suçlardaki artışı gözler önüne seriyor hem de insan ilişkilerinin ne kadar karmaşık hale gelebileceğini gözler önüne seriyor. Olay, bir gün, bir torunun kendi anneannesini "gezmeye" çıkartması ile başlıyor; fakat bu masum dolaşma planı, dehşete dönüşüyor.
Olay, Aydın ili merkezinde 67 yaşındaki bir kadının, torunu tarafından gezmeye çıkarılması ile gerçekleşti. Genç torun, annesi ve babaannesi ile arasında yaşanan bazı derin çatışmalar ve ikilikler nedeniyle bu planı gerçekleştirdi. Öncelikle, yaşlı kadının yürümekte zorluk çektiği biliniyordu ve bu durum torununu daha fazla plan yapmaya teşvik etti. Genç torun, aslında var olan ailevi sorunları çözmek yerine, yaşlı kadını tehlikeye atmaya karar verdi.
İkili gezmeye çıktıktan sonra, torunun aniden değişen ruh hali dikkat çekici bir dönüş gösterdi. Güvenilir bir yakının, bir anda nasıl bir tehlikeye dönüşebileceğini gözler önüne seren bu olay, pek çok insanı bu duruma dair düşünmeye sevk etti. Genç adam, baston ile yaşlı kadının başına vurdu ve bu korkunç saldırı anında çevredeki insanlar durumu fark etti. Ancak, yaşlı kadının ağır yaralandığını görenler hemen müdahale etti fakat maalesef kurtaramadılar.
Bu cinayet, sadece bir aile içi trajedi değil, aynı zamanda toplumda yaşlılara yönelik bir tehdit durumunu da gözler önüne serdi. Birçok insan yaşlı bireylerin topluma katkıda bulunmuş değerli varlıklar olduğunu bilse de, hâlâ onlara karşı suç işleyen bireylerin var olması oldukça düşündürücü. Aile içindeki bu tür gerilimlerin ve sorunların, sanal veya bağımsız sosyal yaşamda nasıl çözülmediği, toplumun bu tür olaylara hazırlıksız yakalandığını gösteriyor.
Ayrıca, bu olayın ardından, “yaşlı bireylere karşı işlenen suçlar” konusu yeniden gündeme gelmiş durumda. Ülkemizde yaşlı bireylerin korunması, bu tür kaygı verici olaylarla daha da önemli bir hale geliyor. Birçok STK, bu tür olayların engellenmesi için daha fazla önlem alınması gerektiğini savunmaya başladı. Yasal düzenlemelerin yanı sıra, aile ilişkilerinin güçlendirilmesi ve bu tür sorunların aile içinde çözümlenmesi gerektiği vurgulanıyor.
Sonuç olarak, bir torunun, kendi babaannesine karşı nasıl bir tehdit haline geldiği ve bunun toplumda yarattığı dehşet verici etkiler, herkesin dikkate alması gereken kritik bir durum. Gelecekte bu ve benzeri olayların tekrarlanmaması için toplum olarak daha fazla duyarlı olmamız gerekiyor. Yaşlılara yönelik şiddetin önlenmesi için farkındalık yaratan kampanyalar ve eğitim programları oluşturulması, bu tür trajedilerin önüne geçmek adına önemli bir adım olabilir.